Anasayfa / Yazarlarımız / Ferdi Zengin / Atatürk’ün Yürüyen Köşkü
Atatürk’ün yürüyen köşk’ü yalova
Atatürk’ün yürüyen köşk’ü yalova

Atatürk’ün Yürüyen Köşkü

Ormanlarımız günümüzde lüks villaların, sitelerin, görkemli rezidansların yada alışveriş merkezlerinin yapılmasını için canice katledilmekte. Ve bunu hiç birimiz görmeyip, görsek bile tepki göstermeyip ancak kendi kendimize söylenip iki gün sonra unutup gidiyoruz. Halbuki bugünü kurtarmak için, birilerinin ceplerini doldurmak için yapılan bu doğa katli yarınlarımızı bizden almaktadır. Ulu önderimiz Atatürk’ün başından geçen olan doğa sevgisi ile ilgili okullarda ders konusu olacak nitelikte. Size bu olaydan biraz bahsedeyim;

Atatürk , Yalova’ya ilk geldiğinde satın aldığı Baltacı Çiftliği’nde çadırda kalıyor ve bir süre sonra da Termal Oteli’nin karşısında bir köşk yapılmasını istiyor. 21 Ağustos 1929 tarihinde yapılmaya başlayan bu köşk 12 Eylül 1929 tarihinde tamamlanıyor.

1930 yılında, Atatürk’ün bir gün Yalova’da ki köşke ziyaretinde, köşkte bulunan çalışanlar,  hemen yanda bulunan çınar ağacının dalının köşkün çatısına vurduğunu, çatı ve duvara zarar verdiğini gerekçe göstererek, çınarın köşke doğru uzanan dalını kesmek için izin istediler. Atatürk ise, çalışanların aksine bir tepkiyle bir köşk için ağaç mı kesilir düşüncesiyle, çınar ağacının dalının kesilmesi yerine, binanın tramvay rayları üzerinde ağaçtan biraz ileriye alınmasını emreder.

Bu emir İstanbul Belediyesi’ne iletir ve görevlendirilen başmühendis Ali Galip  Bey, yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek hummalı bir  çalışma içerisine girer.

İlk başlarda insana imkansız gibi gelsede çalışmalar yapılamaya başlamıştı.Önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılarak, temel seviyesine inilmiş ve İstanbul’dan getirilen tramvay rayları, binanın temeline yerleştirilmişti. Büyük özenle santim santim yapılan bu çalışmalar sonunda bina, temelin altına sokulan raylar üzerine oturtulmuştu.

Binanın kaydırılma işlemi Atatürk’ün isteğiyle, İstanbul’da bulunan bütün mühendislerin önünde yapılacaktı.  Tarih 8 Ağustos 1930 Cuma’yı gösterirken öğleden sonra saat 15 00 civarında, yürütme çalışması başlamış, çalışmayı Atatürk, kız kardeşi Makbule Hanım, Vali Vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Yusuf Ziya Bey, İstanbul’dan gelen mühendisler ve gazeteciler izlemişlerdir.

Kaydırılma işlemi iki aşama ile tamalanmıştı. Birincisi 8 Ağustos 1930 Cuma günü,  yapının teras bölümü ( toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırılmış. Geri kalan iki gün içinde de, ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi işlemi tamamlanarak ve bina, 5 metre kadar doğuya kaydırılmıştı.

Bu çalışma sonrası hem köşk yıkılmaktan, hemde çınar ağacı kesilmekten kurtulmuştu. Çoğumuz aklına ilk olarak köşkün yürütülmesi gelmekte fakat  gerçekte, burada önemli olan köşkün yürütülmesi değil, verilmek istenen mesajdı. Atatürk’te burada bir ağaç bile olsa dünya için ne kadar değerli olduğunun mesajını vermiştir. Oysa çınar ağacının dalı kesmek yada binayı yıkıp yenisi yapmak daha kolaydı.

Zaten hep kendimiz için  kolay olayını seçmiyor muyuz ? Neden ikisini kurtarmak varken herkes için yapmak varken, kendi çıkarımız olan tek tarafımızı kurtarmayı seçiyoruz ki?

 

ferdi zengin

 

Bir önceki yazımız olan Pepee'ye şok dava! başlıklı makalemizde 'Türkiye'nin ilk Milli Çizgi Film Kahramanı, Ali Tufan Kıraç ve Ayşe Şule Bilgiç Kıraç hakkında bilgiler verilmektedir.

Hakkında Ferdi Zengin

Anatolia Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>