Geçmişten Günümüze İnsanların Evrimi

Modern insanın geçmişine baktığımız zaman karşılaştığımız Homo Sapiens ırkının tarihi bundan neredeyse 150bin yıl önceye dayanıyor. Dünya üzerinde yaşama başlayan ve üreyerek yayılan insan soyu binlerce yıldır dünya üzerindeki evrimine devam ederek her alanda kendini geliştirmeye devam ediyor.

İlk bulunan kalıntılar Afrika’yı işaret etse de ardından Doğu ve yaklaşık 50 bin yıl önce de Avrupa’da yaşam olduğunun işaretlerini görebilmek mümkün. İnsanların yaşam süreçlerinde hayvanların göç olgularını taklit ederek yaşadıkları yerleri değiştirdikleri düşünülüyor olsa da tüm bu hareketin temelinde elbette iletişim ve toplu yaşam kültürü yatıyor.

Medeniyet Doğarken

İletişimin en güçlü tarafı olan dil, gelişirken insanlık için de güçlü bir tetikleyici olarak medeniyetin gerçek anlamda yön bulmasına da ortam sağlamış bulunuyor. Küçük topluluklar arasındaki iletişim şekilleri sesli ifadelere dönüşerek günümüzde lisan olarak ifade ettiğimiz biçimin temellerini atmış bulunuyor.

Basit araç gereçlerle günlük yaşamı idare etmeyi başaran insanlık, taşı işleyerek daha elverişli nesneler üretebildiklerini fark edince yerleşik yaşam daha kolay hale geliyor.

Avcılıkla birlikte su kaynaklarına yakın yerlerde yerleşik yaşamın başlamasının ardından toprağın işlenmesi süreci de oluşuyor. Tohumların çimlenmesinin tarım konusunda algının oluşmasına vesile olduğu düşünülüyor. Tarım ile birlikte hayvanların evcilleştirilerek güçleri için kullanılması da geçmişten günümüze insanın evrimi açısından oldukça büyük bir adım. Tıpkı tekerlek ve yazının bulunması gibi…

Yazının İcadı

Toplu yaşamla birlikte mağara duvarlarına çizildiği düşünülen çizimler, yazının en ilkel şekli olarak yorumlanıyor. Ardından gelişen ve ticari olarak da kayıt tutmak için tercih edilen yazı şüphesiz insan türünün evriminde en büyük rolü oynayan etkendir.

Alışveriş dönemiyle birlikte takasın yerini alması için ihtiyaç duyulan çözüm paranın ortaya atılmasıyla bulunuyor. Günümüzde kapitalizm pek çok insan için büyük bir sorun olsa da o dönemin basit maddi düzeni içinde tercih edilerek değiş tokuşun yerini kolaylıkla para alıyor.

Bilim Uyanıyor

İnsanların günlük yaşamlarıyla ilgili endişelerinin azalıyor olmasıyla birlikte geçmiş, gelecek, doğa, gökyüzü gibi konular daha ciddiyetle ele alınmaya başlıyor. İnsanlığın çok önceki dönemlerinden itibaren doğadaki gece, gündüz, yaz, kış, yıldızlar, gökyüzü gibi anlamlandırılamayan olayların ve ulaşılamayan şeylerin gözlemi yapılsa da bir kayıt altına alınmıyor. Ancak çalışmalar bu noktadan sonra daha verisel olarak ele alınıyor ve bilimsel sonuçlar ve dallar oluşmaya başlıyor.

En basit şekliyle özetlemeye çalıştığımız bu gelişmeler elbette yüzlerce yıl sürüyor ve bu süreçte hem doğa hem de dünya da değişimden nasibini alıyor.

Avatar
Yazar Hakkında

Simten Konuk